Osmanlı Döneminde Mevlevîlerin Farsçayı Koruma Rolleri Üzerine Bir İnceleme

MEVLÂNA VE MEVLEVÎLİK HARSİYATI-1 Kitabı

Osmanlı Döneminde Mevlevîlerin Farsçayı Koruma Rolleri Üzerine Bir İnceleme

Bahram Karju Ajırlu

ÖZ

Osmanlı Devleti sınırları içinde en etkili ve önemli tasavvufî yapılar arasında yer alan Mevlevîlik tarikatı, dinî ve kültürel hayatın şekillen­mesinde özgün bir konuma sahipti. Bu tarikatın en belirgin unsurlarından biri, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin eserlerinin dili olan Farsçaydı. Mevlevîhânelerde Farsça, yalnızca bir iletişim aracı değil; Mevlânâ’nın derin tasavvufî düşüncelerini anlamada vazgeçilmez bir vasıta olarak görülmekteydi. Dolayısıyla bu metinlerin doğru şekilde kavranabilmesi, Farsça bilgisine hâkimiyeti gerekli kılmaktaydı. Bu bağlamda Mevlevîler, Farsçanın korunması gerektiği yönündeki bilinçle hareket ederek, bu dili yaşatmaya yönelik çeşitli ilmî ve kültürel faaliyetlerde etkin roller üstlenmektedir. Bu makalede, içerik analizi yöntemi ve tarihsel veriler ışığında, Osmanlı döneminde Mevlevîlerin Farsçanın muhafazası konusundaki kat­kıları incelenmektedir. Araştırma bulguları, özellikle Şeyh İsmail Resûhî Ankaravî gibi önde gelen Mevlevîlerin Farsçayı savunmak ve yaşatmak amacıyla kapsamlı ilmî, eğitsel ve kültürel çalışmalar yürüttüklerini göstermektedir. Bu faaliyetler, yalnızca tarikat içi bir çaba olarak değil, aynı zamanda Mevlânâ’nın eserlerinin orijinal dilinin korunmasına yönelik bilinçli bir irade olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, Şeyh Muhammed Es‘ad Dede, Tâhirü’l-Mevlevî ve Muhammed Veled Çelebi İzbudak gibi isimler, Farsça gramerine dair eserler kaleme alarak Osmanlı coğrafyasın­daki Mevlevîhânelerde bu dilin canlılığını sürdürmesine önemli katkılar sunmuşlardır. Bu çalışma, Mevlevîliğin Farsçayı koruma yönündeki rolünü, Mevlânâ’nın kültürel ve manevî mirasının temel unsurlarından biri bağlamında analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Mevlevîler, Mevlânâ, Farsça, Mevlevîhâneler, Os­manlı Dönemi.