Şeyh Gâlib – Şerh-i Cezîre-i Mesnevî

Şeyh Gâlib

ŞERHİ CEZÎRE-Î MESNEVİ

Hazırlayanlar

Yrd.Doç.Dr.Turgut KARABEY – Yrd.Doç.Dr.Mehmet VANLIOĞLU – Yrd.Doç.Dr.Mehmet ATALAY

ÖNSÖZ

Bu çalışma, son büyük divan şairi olan Şeyh Gâlib’in mensur eserlerinden Şerh-i Cezîre-i Mesnevînin, iki nüshaya dayanılarak hazırlanan karşılaştırmalı metninden ibarettir,

XVI. yüzyıl Mevlevi şairlerinden Yusuf-ı Sîne-çâk’ın, Mevlânâ (6.672/1273)’mn 26 000 beyit tutarındaki Mesnevisinden, aralarında anlam bütünlüğü olan 366 beyti seçerek, yine adını Mesnevîdeki bir bejitten alıp Cezire-i Mesnevi diye adlandırdığı bu eseri, özellikle Mevlevîler arasında çok
beğenilmiş ve okunmuştur.

Yûsuf-ı Sîne-çâk, herhalde, o dönemlerde Mesnevi gibi hacimli bir eseri herkesin, özellikle avamın elde etmesi, ya da satın alarak okuması, yahut böyle hacimli bir eseri sıradan okuyucuların sabırla okuyup bitirmesi güçlüğünü göz önüne alarak bu eseri kaleme almış; böylece Mesnevîyi elde edip
okuyamayanların, Cezîre-i Mesnevîyi bulup okuyarak, yahut istinsah ederek Mevlânâ’nın bu dev eseri hakkında bilgi sahibi olmasına ve bu arada tasavvufun deryasına girmesine zemin hazırlamıştır.

Yusuf-ı Sîne-çâk’ın yaptığı bu seçme, Mesnevînin bir nevi hulâsası mahiyetindedir. Beğenilerek okunan bu hulâsaya birçok şerhler yapılmıştır. Bu şerhlerin en önemlilerinden biri, Türk Divan Edebiyatının son büyük şairi sayılan Şeyh Gâlib tarafından yapılandır. Gâlib’in Şerh-i Cezîre-i Mesnevi adlı eseri, şimdiye kadar eski ve yeni harflerle basılmamıştır.

Biz bu eseri yayınlamakla, Eski Türk Edebiyatında ecdadın şiir şerhederken takip ettiği metod hakkında, klasik edebiyata ilgi duyan günümüz okuyucusuna bilgi vermek; ayrıca Şeyh Gâlib gibi Türk Divan Edebiyatının yetiştirdiği büyük bir şairin nesrini, dolayısıyla bir Divan nesri örneğini sunarak günümüz edebiyatına katkıda bulunmak istedik.