AHMED EMRÎ YETKİN’İN YAZMA BİR MECMUASI VE BU MECMUADA BULUNAN MEVLEVÎ ŞAİRLER

MEVLÂNA VE MEVLEVÎLİK HARSİYATI-1 Kitabı

AHMED EMRÎ YETKİN’İN YAZMA BİR MECMUASI VE BU MECMUADA BULUNAN MEVLEVÎ ŞAİRLER

Yakup ŞAFAK[*]

ÖZ

Değerli âlim, eğitimci ve şairlerimizden Ahmed Emrî Yetkin, 1304/1886 yılında Amasya’da dünyaya gelmiştir. Bu şehirde, ilk öğrenimini bitirdik­ten sonra klâsik tarzda medrese eğitimi görmüş, tahsil hayatından sonra çeşitli memuriyetlerde bulunmuş ve okullarda öğretmenlik yapmıştır. İlim­le meşgul olan, aynı zamanda Emrî mahlasıyla klâsik tarzda şiirler yazan bu zat, edebî muhitleri ve yayınları takip eden birisidir. Bazı şiirleri ve risa­leleri yayınlanmıştır. 1974 yılında Amasya’da vefat etmiştir.

Ondan geriye kalan mecmualardan birisi Amasya Beyazıt Kütüphanesi’ne ait olup no: 1645’te bulunmaktadır. Eserin dijital kopyası Yazma Eser­ler Kurumu sitesinde mevcuttur. Orta boyda 83 yaprak olan bu eser, kü­tüphane veya site kaydında yanlışlıkla, son dönem önemli Mevlevî şahsiyetlerinden âlim ve şair Ahmed Remzi Akyürek’e (ö. 1944) nisbet edilmiştir.

Muhtelif şairlere ait şiirlerden ve az sayıda notlardan oluşan eserde Mevlevî şahsiyetler de önemli bir yer tutar. Zaten Emrî’nin, yaşadığı dö­nemdeki Mevlevîlerle ilişkisi ve muhaberatı bilinmektedir. Bahsi geçen notlarda Amasyalı şairler hakkında da sınırlı bilgiler verilmektedir. Mec­mua aynı zamanda bir ölçüde müellifin edebî zevkini de yansıtmaktadır.

Bu yazıda söz konusu mecmuanın Emrî’ye aidiyeti üzerinde durulduk­tan sonra, kısaca muhtevası tanıtılmış; önemi ortaya konulmaya çalışılmış, müellifin Mevlevî şairlerle ilişkisine değinilmiştir. Bu cümleden olarak eserdeki notlar, bir nebze de olsa bilhassa Cumhuriyet döneminde klâsik tarzda şiir yazmaya devam eden şairler arasındaki münasebetlere ışık tut­maktadır. Dolayısıyla eser, edebiyat ve kültür tarihimiz açısından önem taşımaktadır.

Anahtar Kelimeler: Ahmed Emrî Yetkin, Ahmed Remzi Akyürek, Amasya, Klâsik Şiir, Mevlevî Şairler.

A Manuscript Commonplace Book of Ahmed Emrî Yetkin and the Mevlevî Poets Found in This Book

Yakup ŞAFAK[**]

Abstract

One of our esteemed scholars, educators, and poets, Ahmed Emrî Yet­kin, was born in Amasya in 1304/1886. After completing his primary educa- tion in this city, he pursued classical madrasah studies. Following his edu- cation, he held various civil service positions and worked as a teacher in schools. Engaged in scholarly pursuits and composing classical-style poetry under the pen name Emrî, he was also someone who closely followed lite- rary circles and publications. Some of his poems and treatises were publis- hed. He passed away in Amasya in 1974.

One of the surviving manuscripts belonging to him is preserved in the Amasya Beyazıt Library under the catalog number 1645. A digital copy of the work is available on the Manuscripts Institution’s website. This small- format manuscript, consisting of 83 folios, has been mistakenly attributed in library and online records to Ahmed Remzi Akyürek (d. 1944), one of the prominent Mevlevi scholars and poets of the late period.

The work, composed of poems by various poets and a small number of notes, gives significant space to Mevlevi figures. Indeed, it is known that Emrî maintained connections and correspondence with Mevlevi individuals of his time. The aforementioned notes also provide limited information about poets from Amasya. The manuscript, to some extent, reflects the author’s literary taste as well.

In this study, the authorship of the manuscript attributed to Emrî is examined, its content briefly introduced, and its significance discussed, with particular attention given to the author’s relationship with Mevlevi poets. In this respect, the notes contained in the work shed light, albeit partially, on the interactions among poets who continued to compose classical-style poetry during the Republican period. Therefore, the manuscript bears importance for our literary and cultural history.

Keywords: Ahmed Emrî Yetkin, Ahmed Remzi Akyürek, Amasya, Classical Poetry, Mevlevi Poets.

 

Giriş

Yakın dönem eğitimcilerinden ve edebî şahsiyetlerimizden Ah- med Emrî Yetkin (1886-1974), Amasya’nın tanınmış ailelerinden birine mensup olup Müftizâde lakabıyla anılmaktadır. Babası Amasya müftüsü, Mecdîzâde diye tanınan Abdurrahman Kâmil Efendi’dir. Osmanlı döneminde klâsik medrese eğitimi görmüş, daha sonra çeşitli memuriyetlerde bulunmuş ve Dârü’l-Muallimîn’i bitirerek okullarda öğretmenlik yapmıştır. [1]

Edebiyatla da iştigal eden ve Emrî mahlasıyla klâsik tarzda şiir­ler yazan bu değerli zat, kendi zevkine uygun şekilde etrafıyla ha­berleşen; edebî muhitleri ve yayınları takip eden ve kitaplarla da meşgul olan birisidir. Bazı şiirleri ve risaleleri yayınlanmıştır.[2]

Selçuk Üniversitesi’nde çalışırken, Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunan Uzluk Arşivi’ni tasnif esnasında Yetkin’in, ünlü tıp tarihçisi ve Mevlevîlik mensubu Prof. Dr. Feridun Nâfiz Uzluk’a[3] (ö. 1974) gönderdiği bazı mektuplara rastlamış; kendisinin eserleri ve şiirleri hakkında birkaç makale yazmıştık. [4] Şimdi de Yazma Eserler Kuru­mu sitesinde gördüğümüz[5] ve Ahmed Emrî’ye ait olduğuna kanaat getirdiğimiz bir mecmuayı tanıtmak istiyoruz. Künyeleri verilen yazılarımızda şairin hayatı ve eserleriyle ilgili yeterli bilgi mevcut olduğu için burada doğrudan konuya girilecektir.

Amasya Beyazıt Kütüphanesi’ne Kayıtlı 1645 Nolu Yazma

Bahse konu olan eser, Amasya Beyazıt Kütüphanesi’ne ait olup no:1645’te kayıtlı bulunmaktadır. İsmi “Mecmû‘a-i Eş’âr ve Münşe’ât” olarak yazılmıştır. Kitaba müellif tarafından verilmiş bir ad yoktur. Zahriyesine başka birisi tarafından kurşun kalemle “Mecmû’a-i Eş’âr” ünvanı kaydedilmiştir. Eser çeşitli şairlerin şiirlerinden ve bazı küçük notlardan meydana geldiği için kütüphane tarafından verilen isimdeki “Münşe’ât” kelimesi de uygun değildir. Adı geçen sitede sunulan bilgilere göre 210×160 mm ebadında, 83 yaprak, satır adedi değişik, Türkçe, rika hatla cedid kâğıda yazılmış, ciltsiz bir defterdir. Bazı yerleri kurşun kalemle yazılmış, yapraklara sayfa numarası konulmamıştır. Yine sitede eserin yazarının adı, “Akyürek, Ahmed Remzi” [6] olarak kaydedilmiştir. Halbuki bu yazı Ahmed Remzi Efendi’nin değildir. Kitap gerek yazısından gerekse içindeki notların muhtevasından anladığımıza göre Ahmed Emrî Yetkin Bey’e aittir. Zaten her iki zâtın da eski harfli el yazısı örnekleri daha önce tarafımızdan yayınlanmıştır. [7]

Eserde, bu konunun tashihine kaynak olacak notlar şöyledir:

1 nolu ekran sayfasındaki[8] not: “7 Kânûn-i Sânî 1937 pencşenbe günü öğleden evvel Arpacızâde Hacı Osman Efendi vefat etti. Ertesi cuma günü, namazı Sultan Bayezid Câmi-i Şerîfi’nde kılınarak def- nolmuştur. Namazı Müftü Kâmil Efendi kıldırmıştır. Emrî.”

36-37 nolu sayfalarda şu notlar ve şiirler vardır: “24 Eylül 340 (1924) tarihinde peder tarafından Reîs-i Cumhûr’a takdim edilen kaside.” [9] İlk beyti şöyledir:

Reh-güzârında dilâ cismini hâk et yeridir
Şevke gel âşık isen sîneni çâk et yeridir (36a)

Manzûmenin son beytinde mahlas yerinde “Müftî” kelimesi yer almaktadır.

Aynı yerde, “25 Eylül 340 (1924)’ta ale’s-sabâh takdîm eylediği mesnevî.” İlk beyti:

Darâat-nâme yaz hâmem Emîr’e
Şehâdetlü kumandan-ı kebîre (36b)

Manzûmenin 43. beyti şöyledir:

Dil ü cânı riyâdan pâk ü sâde
Amasya müftisi ey Mecdizâde (37b)

Yukarıda ilk beyitlerini naklettiğimiz birinci manzûme 10 beyit, ikincisi 44 beyittir. Bu iki şiiri yazan, Ahmed Emrî’nin babası Amas­ya Müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi (1850-1941)’dir. Onun da Millî Mücadele’ye desteği ve Reîs-i Cumhûr Gazi Mustafa Kemâl Paşa’yla ilişkisi meşhurdur. [10] Bu iki şiirde şair, reîs-i cumhûru çeşitli yönlerden övmekte ve ona dua etmektedir. İkinci şiirde ayrıca ge­çim zorluğunu dile getirmekte ve yardım talep etmektedir.

Bunlardan başka 17a’da Abdurrahman Kâmil Efendi’nin 6 beyit- lik bir gazeli daha vardır. Son beyitte Kâmil mahlası bulunmaktadır. İlk beyti şöyledir:

Yâ Rab bana bir feyz-i hakîkî kerem eyle
Bâğ-ı dilim âzâde-i hâr-ı elem eyle

Abdurrahman Kâmil Efendi’nin Türkçe şiirleri hakkında genişçe malûmat veren ve onları yayınlayan Avni Erdemir Bey’in makale­sinde bu şiirler mevcut değildir. [11]

Sayfa 81b’deki not şöyledir: “Ahmed Remzi Efendi, damadı Ço­rum Sıhhiye Müdürü ile birlikte 4 Teşrîn-i Evvel 36 Pazar günü Amasya’ya geldi. O akşam Mevlevî şeyhi mahdûmu Celâl Bey’in hanesinde misafir oldu ve ertesi günü sabahtan Yüzbeyi Köyü’ne gitti ve geldikten sonra Çorum’a gitti.”[12]

Mecmuada Ahmed Remzi Efendi’ye ait epeyce şiir bulunduğun­dan kitapları tasnif eden kişi yanılıp mecmuayı ona atfetmiş olabilir. Dolayısıyla bu yanlışlığın yetkililerce düzeltilmesi gerekir.

Mecmuada Şiirleri Bulunan Şairler

Zikrettiğimiz gibi çeşitli manzûmelerden ve notlardan oluşan mecmuada şiirleri yer alan şairler şunlardır: Abdullah Celâl Paşa, Ahmed Bahâî, Ahmed Enver, Arif Hikmet (Hersekli), Âşık Ömer, Ahmed Celâleddin Dede, Bahâyî (Şeyhülislâm), Celâl Bey, Cenâb Muhyiddin, Bâkî (Şeyh Abdülbâkî), Dürrî (Ahmed Vanlı), Es’ad (Mehmed, Kelâmî şeyhi), Esad Muhlis Paşa, Fâiz, Fazlî (Sîvâsî), Fennî (Yazgatlı), Fitnat Hanım, Gâlib (Kayserili), Hacı İzzet Paşa (Erzincanlı), Hanîf (İbrâhîm), Haydar Molla, Hüsâmeddin, Hüsnî (Trabzonlu), İshak (Şeyhülislâm), İsmail Hakkı (Trabzonlu), İsmail Hakkı Uzunçarşılı, İsmail Safa, İzzet Bey, Kâmil Efendi (Ahmed Emrî’nin babası), Kâşif, Kalemî (Amasyalı Tahsin), Mahmud Celâleddîn Paşa, Mahmud Kemâl İnal, Mecdî (Abdülazîz), Mehmed Âkif Bey, Mihrî, Mustafa Edîb, Mustafa Vâzıh, Nahîfî, Nâmık Kemâl, Nâmık Necîb, Nazîf Dede, Nâzım Paşa, Necîb Bey, Nedîm, Nesîb (Konyalı), Nigârî (Mîr Hamza), Nizamî (Karamanlı), Osman Şems Efendi, Râşid (Amasyalı), Remzî (Akyürek), Reşîd Akif Paşa, Rıza Ali Paşa (Arhavili), Rüşdî (Nureddîn Büngül), Rüşdî Paşa (Şir­vanlı), Sâkıb (Urfalı), Sâmi Bey, Sâim (Pulathaneli), Sîrâcî (Nigârîzâde), Suûd (Yavsi), Sürûrî,Tâhirü’l-Mevlevî, Şemsî[13], Vasfî (Şeyh), Zîver Paşa, Ziya Bey (Adanalı).

Bu şairlerden çoğunun Osmanlı Devleti’nin son zamanları ile Cumhuriyet döneminin başlarında yaşamış olduğunu, ekseriyeti gazellerden oluşan şiirlerin bir kısmının nazîrelerden ibaret bulun­duğunu, birçok notta hangi şiirin, nereden alındığının belirtilmiş olduğunu da hatırlatmalıyız. Görüldüğü gibi mecmuada şairin ken­disine ait şiirleri yoktur. Eserin temize çekildiğini gösteren ibarelere de tesadüf edilmektedir.

Ahmed Yetkin’in tanışıp görüştüğü veya haberleştiği kişiler ara­sında Mevlevî şahsiyetler de önemli bir yer tutar. Nitekim onun Feridun Nâfiz Uzluk’a gönderdiği 10.12.1947 tarihli mektupta bu hususla ilgili malûmat bulunmaktadır:

“Dâîniz urafâ-yı Mevlevîyye’den merhum Ahmed Remzi Efendi’yi ve Tâhirü’l-Mevlevî’yi ve Suûdü’l-Mevlevî’yi ve Veled Çelebi’yi tanıyorum. Remzi Efendi merhum ile musâhabem ve muhâberem var idi. Tâhirü’l-Mevlevî’yi şahsen tanıyorum; fakat Mahfil mecmuasını neşrederken muhâbere ediyordum. Hatta bir­kaç manzûmemi Mahfil’de neşreyledi. Suûdü’l-Mevlevî ile musâhabem ve muhâberem vardır. Veled Çelebi Hazretleri’ni eser­leri ile tanıyorum. (…) Bunlardan başka hâl-i hâzırda urafâ-yı Mevlevîyye’den kimler ber-hayât ise lütfen isimlerini yazmanızı rica ederim. Esâmî-i urafâyı defter-i kalbime nakşetmekten mahzûz olacağım şüphesizdir.”[14]

Listede görüldüğü üzere bu mecmuada tanınmış Mevlevî şahsi­yetlerden Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Konyalı Yusuf Nesîb Dede (ö. 1126/1714), Beşiktaş Mevlevîhânesi şeyhi Hasan Nazîf Dede (ö. 1277/1860), Zîver Ahmed Sâdık Paşa (ö. 1278/1862), Abdullah Celâl Paşa (ö. 1903), Mehmed Nâzım Paşa (ö.1926), Yenikapı Mevlevîhânesi son şeyhi Abdülbâkî Dede (Baykara, ö. 1935), Üsküdar Mevlevîhânesi son şeyhi Ahmed Remzî Dede (Akyürek, ö.1944), Galata Mevlevîhânesi son şeyhi Ahmed Celâleddin Dede (Baykara, ö. 1946), hattat ve şair Suûdü’l-Mevlevî (Yavsi, ö. 1948), Mesnevî şârihi Tâhirü’l-Mevlevî (Olgun, ö. 1951) nakledilen şiirleri dolayısıy­la zikredilmektedir.

Mevlevî Şairlere Ait Manzûmeler

Mevlevî şairlere ait manzûmelerin ilk beyitleri ve bulundukları sayfalar şöyledir:

  1. Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi Konyalı Yusuf Nesîb Dede[15] (ö. 1126/1714)

Derdi her bü’l-hevesin aşk ile efzûn olmaz
Her hevâ-pîşe hem efsâne-i Mecnûn olmaz[16] (34a)

  1. Beşiktaş Mevlevîhânesi Şeyhi Hasan Nazîf Dede[17] (ö. 1277/1860):

Dilâ hâlât-ı vaslı hem-dem-i cânân olandan sor
Tahassür âteşin pervâneveş sûzân olandan sor[18] (42b)

  1. Zîver Ahmed Sâdık Paşa[19] (ö. 1278/1862):

Fâş etme râz-ı aşkı nihan söylerim sana
Dilden inan hakâyık-ı can söylerim sana[20] (8b)

Yandımdı şem‘-i aşkına pervâne yoğ iken
Gönlüm o zülfe bend idi dîvâne yoğ iken[21] (51b)

  1. Abdullah Celâl Paşa[22] (ö. 1903):

Aşk tutmuş âlemi feyz-i zuhûru bende hep
Cilve hüsn olmuş tecellî eylemişdir sende hep[23] (61a)

  1. Mehmed Nâzım Paşa[24] (ö. 1926):

Yıkılmış yapılmış hâne-harâbız
Ma‘mûr olsak da bir olmasak da[25] (41a)

  1. Yenikapı Mevlevîhânesi son şeyhi Abdülbâkî Dede[26] (Baykara, ö. 1935):

Bir zaman burc-i safâda mâh-rûlar var idi
Renklerden mey, şafaklardan sebûlar var idi[27] (29b)

Sîne-i bî-kînemi her lahza nâlân isterim
Nây-ı Mevlânâ ile hem-bezm-i irfân isterim[28] (70a)

  1. Üsküdar Mevlevîhânesi son şeyhi Ahmed Remzî Dede[29] (Akyürek, ö. 1944):

Şöyle bir gördüm Amasya şehrini rü’yâ gibi
Hâtır-ı fâtırda kaldı şekli bir hülyâ gibi[30] (6a)

Ahd-i dil-berde vefâ var ise de yok gibidir
Haste-i hicre şifâ var ise de yok gibidir[31] (13a)

Hâmûş ise de bülbül-i nâlân unutulmaz
Gül mevsimi geçmekle gülistan unutulmaz[32] (13b)

Maîşet fikrine dalmış cihan bir derde kalmışdır
Refâh-ı hâl-i âdem kesb-i sîm ü zerde kalmışdır (34a)

Sevinmiş yerinmiş âlî-cenâbız
Makhûr olsak da bir olmasak da[33] (41a)

Meyl-i bâğ etmez gönül sular mı yok cûlar mı yok
Neşve-i hâtır mı yok, evvelki meh-rûlar mı yok[34] (55a)

İstedim derde devâ aşk u hevâdan gayrı
Dediler çâresi yok terk-i sivâdan gayrı (59b)

Hâlâ sımâh-ı dilde ferah-zâ sadâ-yı ney
Yâd-âver-i elest idi her dem nidâ-yı ney (59b)

[Ey çarh-ı sitemger dil-i nâlâna dokunma]
Var mı sana bir zulmü o hayrâna dokunma

Terk eyle beni hâlime giryân olayım ben [Hicr âlemidir etdiğim efgâna dokunma][35] (63b)
Mest-i sahbâ-yı hakîkat sâgar-ı mül istemez

Âşık-ı ruhsâr-ı cânan başka bir gül istemez[36] (76b)
[Ruhun teşbîh içün üftegânın mâhı bulmuşlar] Serîr-i mülket-i hüsne sezâ sen şâhı bulmuşlar[37] (81a)

Dilde tâb-ı aşk yok cansız mı cânansız mıdır?
Haste-i bî-çâre dermansız mı efgansız mıdır?[38] (81b)

Ser-mest-i mey-i la‘l-i leb-i ehl-i safâyız
Peymâne-keş-i sâki-i ferhunde-likâyız (82a)

Sevdiğim hâtırda mı âşûb-i devrân olduğun
Nerde kaldı bir zaman dillerde destân olduğun (82b)

Yetiş imdâdıma ey meh-cemâlim dil-pesendim gel
Beni nâr-ı firâkın yakdı yandırdı efendim gel (83a)

Nice bir bâr-keş-i siklet-i ağyâr olalım
Mâ-sivâdan çekip el biz de sebük-bâr olalım (83b)

Bülbülüm ammâ gül-i ra‘nâyı versen istemem
Vâmık-ı sâdık benim Azrâ’yı versen istemem (84a)

Hâdisât-ı âlem-i imkâna güldüm ağladım
Sûr u mâtem mümtezic devrâna güldüm ağladım (84b)

Derd-i dil-i nâ-çâre bir çâre eder yok mu?
Kânûn-i etibbâda yâ def‘-i keder yok mu? (85a)

Vecd ü istiğrâkdan câm u sebûlar var idi
Bezm-i nûşânûş-i dilde hây u hûlar var idi[39] (85b)

  1. Galata Mevlevîhânesi son şeyhi Ahmed Celâleddin Dede[40] (Baykara, ö. 1946):

Dilâ sûz-ı derûnu sînesi biryân olandan sor
Mahabbet nârını pervâneveş sûzân olandan sor[41] (45b)

  1. Hattat ve şair Suûdü’l-Mevlevî[42] (Yavsi, ö. 1948):

Bir zaman bezm-i emelde hây u hûlar var idi
Şu‘leden mey, nûr-ı lâmi‘den sebûlar var idi[43] (29a)

Ârifim zannetme ma‘rûfiyyet-i şân isterim
Kendimi ta‘rîf içün karşımda insân isterim[44] (70b)

  1. Mesnevî şârihi Tâhirü’l-Mevlevî[45] (Olgun, ö. 1951):

Bir zaman bezm-i safâda nükte-gûlar var idi
Halka-i feyzinde candan nükte-cûlar var idi[46] (28b)

Sonuç olarak Amasya’da yetişen değerli âlim, şair, öğretmen Ahmed Emrî Yetkin (1886-1974)’den geriye kalan mecmualardan birisi Amasya Beyazıt Kütüphanesi’ne ait olup no: 1645’te bulun­maktadır. Kitabın dijital kopyası Yazma Eserler Kurumu sitesinde mevcuttur. Orta boyda 83 yaprak olan bu eser, kütüphane veya site kaydında yanlışlıkla, son dönem önemli Mevlevî şahsiyetlerinden âlim ve şair Ahmed Remzi Akyürek’e (ö. 1944) atfedilmiştir.

Muhtelif şairlere ait şiirlerden, nazirelerden ve az sayıda notlar­dan oluşan eserde Mevlevî şahsiyetler de önemli bir yer tutar. Zaten onun, yaşadığı dönemdeki Mevlevîlerle ilişkisi ve muhaberatı bi­linmektedir. Emrî’nin Mevlevî şahsiyetlere gösterdiği ilgi dikkat çekicidir. Bilhassa Ahmed Remzi Efendi’ye olan ilgisi ve rağbeti aşikârdır.

Bu yazıda eserin Emrî’ye aidiyeti üzerinde durularak kısaca muhtevası tanıtıldı, onun önemi ortaya konulmaya çalışıldı. Bu cümleden olarak eserdeki notlar, bir nebze de olsa bilhassa Cumhu­riyet döneminde klâsik tarzda şiir yazmaya devam eden şairler ara­sındaki münasebetlere ışık tutmaktadır. Bahsi geçen notlarda az da olsa Amasyalı şairler hakkında bilgiler verilmektedir. Mecmuaya dercedilen şiirler, belli ölçüde şairin edebî zevkini yansıtmaktadır. Ahmed Emrî’nin babası Amasya Müftüsü Abdurrahman Kâmil Efendi’nin (1850-1941) özellikle Reîs-i Cumhûr Gazi Mustafa Kemâl Paşa için yazdığı şiirler de mecmuaya ayrı bir değer katmaktadır. Bütün bu açılardan söz konusu eser, edebiyat ve kültür tarihimiz açısından önem taşımaktadır.

 


Kaynakça

Aksoy, Hasan. “Zîver Paşa” Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. 44/474- 475. Ankara: TDV Yayınları, 2013.

Akyürek, Ahmed Remzi. Ahmet Remzi Akyürek ve Şiirleri, haz. Hasibe Mazıoğlu. Ankara: 1987.

Arslan, Mehmet. “Celâl, Abdullah Celâleddin Paşa”, TEİS (Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. (Erişim 01.11.2025) https://teis.yesevi.edu.tr

Ayar, Ali Rıza-Özel, Recep Orhan. “Ord. Prof Dr. Süheyl Ünver’in Amasya Günlükleri’nin Tanıtımı ve Sadeleştirilmesi”. Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 1 (2013), 147-167.

Aydın, Mehmet Korkud. “Atatürk’ün Amasya Gezileri”, Turkish Studies. 9/4 (2014), 77-96.

Ceyhan, Adem – Duru, Necip Fazıl. “Nesîb, Yusuf”, TEİS (Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. (Erişim 01.11.2025) https://teis.yesevi.edu.tr

Çavuşoğlu, Raşit. “Ahmed Emrî Yetkin’in Nazireleri”, Mîzânü’l-Hak. 3 (2021), 39.

Çelik, Ramazan. TEİS (Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. (Erişim 01.11.2025) https://teis.yesevi.edu.tr

Dülgeroğlu, Selma. “Amasya Mevlevîhanesi Son Şeyhi Seyyid Mehmed Cemâleddin Dede”, Kırıkkale Üniversitesi Birinci Dünya Savaşı’nda Mevlevî Alayı ve Gönüllü Topluluklar Uluslararası Sempozyumu Bildiri Kitabı. Kırıkkale: Kırıkkale Üniversitesi Yayınları 2016, 227-232.

Erbay, Erdoğan. “Mehmed Nâzım [Paşa], TEİS (Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü. (Erişim 01.11.2025) https://teis.yesevi.edu.tr

Erdemir, Avni. “Amasyalı Abdurrahman Kâmil (Yetkin) Efendi’nin Şairliği ve Türkçe Şiirleri”. Amasya İlahiyat Dergisi, 12 (2019), 153-194.

Fuzûlî, Fuzûlî Dîvânı, nşr. Abdülhakim Kılınç, İstanbul, 2021.

Hüseyin Vassâf. Remzinâme (nşr. Yakup Şafak). Konya: Tekin Kitabevi, 2006.

İnal, İbnülemin Mahmut Kemal. Son Asır Türk Şairleri. I-IV, İstanbul: Dergâh Yay., 3. Basım, 1988.

Kahraman, Alim. “Tâhirülmevlevî”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. 39/407-409. İstanbul: TDV Yayınları, 2010.

Mazıoğlu, Hasibe. “Akyürek, Ahmed Remzi”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. 2/304-305. İstanbul: TDV Yayınları, 1989.

Özcan, Nuri. “Baykara, Abdülbaki”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. 5/246-247. İstanbul: TDV Yayınları, 1992.

Özel, Recep Orhan, “Amasya’da Bir İlim Yuvası: Mecdîzâde. Abdurrahman Kâmil Yetkin (ö. 1941) ve Oğulları Mehmet Sabri Yetkin (ö. 1963), Ahmet Emrî Yetkin (ö. 1974), Mustafa Niyazi Yetkin (ö. 1959)” Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 10 (2018), 39-72.

Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezi. X. Millî Mevlâna Kongresi – Tebliğler, Cilt II (Prof. Dr. F. Nafiz Uzluk Armağanı). Konya. 2003, 177-183.

Serin, Muhittin. “Suud Yavsi Ebüssuudoğlu”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. 37/579-580. İstanbul: TDV Yayınları, 2009.

Sevgi, Ahmet. “Nesip Dede”, Konya Ansiklopedisi. 7(2014), 73. Konya: Konya Büyükşehir Belediyesi Yayınları.

Şafak, Yakup. “Ahmet Emrî’nin Eserleri”, Nâme-i Âşinâ. 13-14 (Yaz-Sonbahar 2003), 37-46.

Şafak, Yakup. “Ahmet Emrî’nin Feridun Nâfiz Uzluk’a Yazdığı Mektuplarda Ahmed Remzi Dede’yle İlgili Bilgiler”, Nüsha. 9 (Bahar-2003), 23-33.

Şafak, Yakup. “Ahmed Remzi Dede’nin Mehmed Âkif Bey İçin Yazdığı Tarih Manzûmesi”, Yedi İklim. 201 (Aralık-2006), 83-86.

Şafak, Yakup. “Mevlevî Şairlerden Tahassür Şiirleri”, Yedi İklim. 255 (Haziran 2011), 49-51.

Şafak, Yakup. “Muallim Şemseddin el-Mevlevî Hakkında Mahfil Dergisinde Yayınlanmış Bir Yazı”, Nüsha, 57 (Aralık-2023), 76-95.

Şafak, Yakup. “Şair Emrî’nin Bir Mektubu ve İki Manzûmesi”, Türkiyat Araştırmaları Dergisi (Selçuk Ün. TAE). 6 (1999), 321-329.

Tansel, Feyziye Abdullah. “Bir Mevlevî Nâsir ve Şâiri Mehmed Nâzım Paşa Basılı Eserleri ve Yazma Mecmuası”, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi. 14 (1966), 155-174.

Uçman, Abdullah. “Ahmed Celâleddin Dede”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. 2/53. Ankara: TDV Yayınları, 1989.

Ülker, Muammer. “Yetkin, Ahmet Emrî”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. 43/505-506. İstanbul: TDV Yayınları, 2013.

Veled Çelebi-Ahmed Remzi-Tâhirü’l-Mevlevî. Feridun Nâfiz Uzluk’a Gönderilen Mevlevî Mektupları, nşr. Yakup Şafak-Yusuf Öz. Konya: Tekin Kitabevi, 2007.

Yetkin, Ahmed Emrî. Mecmû‘a-i Eş‘âr ve Münşe’ât. Amasya Beyazıt Kütüphanesi, no: 1645. Erişim 01.11.2025.

https://portal.yek.gov.tr bibliyografik kayıt no: 388889


 

[*] Prof. Dr., Kırıkkale Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü. Kırıkkale / Türkiye. yakupsafak@hotmail.com, ORCID: 0000-0001-6940-3893.

[**] Prof. Dr., Kırıkkale University, Faculty of Humanities and Social Sciences, Department of Eastern Languages and Literatures, Kırıkkale / Türkiye. yakupsafak@hotmail.com, ORCID: 0000-0001-6940-3893.

[1] Muammer Ülker, “Yetkin, Ahmet Emrî”, DİA (Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklope­disi) (Ankara: TDVİA, 2013), 43/505; Avni Erdemir, “Amasyalı Abdurrahman Kâmil (Yetkin) Efendi’nin Şairliği ve Türkçe Şiirleri”, Amasya İlahiyat Dergisi, 12/2019, 158. Raşit Çavuşoğlu, “Ahmed Emrî Yetkin’in Nazireleri”, Mîzânü’l-Hak, 13/2021, 139.

[2] Ülker, “Yetkin, Ahmet Emrî”, 43/506.

[3] Feridun Nafiz Uzluk ve Selçuklu Araştırmaları Merkezi (SÜSAM) için bkz. X. Millî Mevlâna Kongresi – Tebliğler, Cilt II (Prof. Dr. F. Nafiz Uzluk Armağanı), (Konya: Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırmaları Merkezi, 2003). II/177-183.

[4]Bahse konu olan makalelerimiz şunlardır: Yakup Şafak, “Şair Emrî’nin Bir Mektubu ve İki Manzûmesi”, Türkiyat Araştırmaları Dergisi (Selçuk Ün. TAE), 6 (1999), 321­329; aynı müellif. “Ahmet Emrî’nin Feridun Nâfiz Uzluk’a Yazdığı Mektuplarda Ahmed Remzi Dede’yle İlgili Bilgiler”, Nüsha, 9 (Bahar-2003), 23-33; aynı müellif. “Ahmet Emrî’nin Eserleri”, Nâme-i Âşinâ, 13-14 (Yaz-Sonbahar 2003), 37-46.

[5] Adı geçen sitedeki (https://portal.yek.gov.tr) kayıt şöyledir: Mecmû‘a-i Eş‘âr ve Mün- şe’ât, Müellif: Akyürek, Ahmed Remzi, Amasya Beyazıt Kütüphanesi, Yazma eser, Koleksiyon no: 1645, Bibliyografik kayıt no: 388889 (Erişim 25.09.2025).

[6] Hayatı hakkında bkz. Yakup Şafak-Yusuf Öz. “Veled Çelebi, Ahmed Remzi, Tâhirü’l-Mevlevî”, Feridun Nâfiz Uzluk’a Gönderilen Mevlevî Mektupları, Konya: Tekin Kitabevi, 2007, 7-13; Yakup Şafak, “Ahmet Emrî’nin Feridun Nâfiz Uzluk’a Yazdığı Mektuplarda Ahmed Remzi Dede’yle İlgili Bilgiler”, 23-33; Hüseyin Vassâf, Rem- zinâme, nşr. Yakup Şafak, Konya, 2006, 1 vd.

[7] Bkz. Yakup Şafak-Yusuf Öz, “Veled Çelebi, Ahmed Remzi, Tâhirü’l-Mevlevî, Feri­dun Nâfiz Uzluk’a Gönderilen Mevlevî Mektupları, Tekin Kitabevi, Konya, 2007, 86; Yakup Şafak, “Ahmed Remzi Dede’nin Mehmed Âkif Bey İçin Yazdığı Tarih Manzûmesi”, Yedi İklim, 201 (Aralık-2006), 86; aynı müellif, “Şair Emrî’nin Bir Mek­tubu ve İki Manzûmesi”, 329; aynı müellif, “Ahmet Emrî’nin Feridun Nâfiz Uzluk’a Yazdığı Mektuplarda Ahmed Remzi Dede’yle İlgili Bilgiler”, 23-33.

[8] Zikrettiğimiz gibi esere sayfa numarası konulmamış olduğundan, çalışmamızda adı geçen sitedeki ekran numaraları, sayfa numarası yerine kullanılmıştır.

[9] 24 Eylül 1924, Mustafa Kemâl Paşa’nın Amasya’ya üçüncü gelişinin tarihidir. Bkz. Mehmet Korkud Aydın, “Atatürk’ün Amasya Gezileri”, Turkish Studies, 9/4 (2014), 77-96.

[10] Bkz. Ali Rıza Ayar- Recep Orhan Özel, “Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver’in Amasya Günlükleri’nin Tanıtımı ve Sadeleştirilmesi”, Amasya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 1 (2013), 147-167; Erdemir, “Amasyalı Abdurrahman Kâmil (Yetkin) Efendi’nin Şairliği ve Türkçe Şiirleri”, 153-194; Kâmil Şahin, “Yetkin, Abdurrahman Kâmil”, DİA, 43 (2013), 505; Recep Orhan Özel, “Amasya’da Bir İlim Yuvası: Mecdîzâde Abdurrahman Kâmil Yetkin (ö. 1941) ve Oğulları Mehmet Sabri Yetkin (ö. 1963), Ahmet Emrî Yetkin (ö. 1974), Mustafa Niyazi Yetkin (ö. 1959)” Amasya Üni­versitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 10 (2018), 39-72.

[11] Erdemir, “Amasyalı Abdurrahman Kâmil (Yetkin) Efendi’nin Şairliği ve Türkçe Şiirleri”, 162-164,

[12] Ahmed Emrî’nin Ahmed Remzi Efendi ile irtibatı hususunda bkz. Şafak, “Ahmet Emrî’nin Feridun Nâfiz Uzluk’a Yazdığı Mektuplarda Ahmed Remzi Dede’yle İlgili Bilgiler”, 25; aynı müellif. “Şair Emrî’nin Bir Mektubu ve İki Manzûmesi”, 321-329.

[13] 4. sayfada beş beyitlik bir gazeli nakledilen ve Şemsî mahlasını taşıyan bu zatın, Ahmed Remzi Efendi’nin kardeşi Şemseddin Efendi (ö. 1921) olma ihtimali vardır. Bkz. Yakup Şafak, “Muallim Şemseddin el-Mevlevî Hakkında Mahfil Dergisinde Yayınlanmış Bir Yazı”, Nüsha, 57 (2023), 76-95.

[14] Şafak, “Ahmet Emrî’nin Feridun Nâfiz Uzluk’a Yazdığı Mektuplarda Ahmed Remzi Dede’yle İlgili Bilgiler”, 25.

[15] Hakkında bilgi için bkz. Ahmet Sevgi, “Nesip Dede”, Konya Ansiklopedisi, 7 (2014), 73; Adem Ceyhan – Necip Fazıl Duru, “Nesîb, Yusuf”, TEİS. (Erişim 01.11.2025).

[16] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Nesîb Yûsuf Dede, Konevî, 1126 târîhinde vefât etmişdir.”

[17] Hasan Nazif Dede hakkında bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, I-IV, 3. basım, İstanbul: Dergâh Yay., 1988, 2/1114-17; Ramazan Çelik, “Nazîf, Hasan”, TEİS, (Erişim 01.11.2025).

[18] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “1278’de irtihâl-i dâr-ı bekâ eden Nazîf Dede merhûmun bir gazeli.” Fuzûlînin aynı vezin ve redifteki gazeli için bkz. Fuzûlî, Fuzûlî Dîvânı, nşr. Abdülhakim Kılınç, İstanbul, 2021, 464.

[19] Zîver Paşa hakkında bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 4/ 2090-94; Hasan Aksoy, “Zîver Paşa” DİA, 44 (2013), 474-475.

[20] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Zîver Paşa dîvânının 214. sahîfesinden.”

[21] Manzûmenin sonunda şu ibâre vardır: “Âsâr-ı Zîver Paşa unvânıyla 1313’de Bur- sa’da vilâyet matbaasında basılmış olan Dîvân ve münşeâtını hâvî cildin 271.sahîfesinden alınmışdır.”

[22] Abdullah Celâl Paşa hakkında bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 1/210-212; Mehmet Arslan, “Celâl, Abdullah Celâleddin Paşa”, TEİS, (Eri­şim 01.11.2025).

[23] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Sirozî merhûm İbrâhîm PaşazâdeAli Tevfîk Paşa’nın mahdûmu Celâl Paşa’nın bir gazeli.” Manzûmenin sonunda şu ibâreler vardır: “Nev-sâl-i Asr unvânlı bir risâleden yazılmışdır. Bu gazel, Son Asır Türk Şairleri-nâm eserde de vardır.”

[24] M. Nâzım Paşa hakkında bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairle­ri, 2/1144-48. Feyziye Abdullah Tansel, “Bir Mevlevî Nâsir ve Şâiri Mehmed Nâzım Paşa Basılı Eserleri ve Yazma Mecmuası”, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Der­gisi, 14, (1966), 155-174; Erdoğan Erbay, “Mehmed Nâzım [Paşa], TEİS, (Erişim 01.11.2025).

[25] Krş. Ahmed Remzi Dede’nin tazmîni: “Sevinmiş yerinmiş âlî-cenâbız”, Ahmed Remzi Akyürek, Ahmet Remzi Akyürek ve Şiirleri, haz. Hasibe Mazıoğlu, Ankara, 1987, 129-130.

[26] Abdülbâkî Dede için bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 1/ 158-160; 4/2243; Nuri Özcan, “Baykara, Abdülbaki”, DİA, 5 (1992), 246-247.

[27] Nedîm’in (öl. 1830) “Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi” mısraıyla başlayan gazeline Abdülbâkî Dede, Ahmed Remzî Efendi, Suûdü’l-Mevlevî ve Tâhirü’l- Mevlevî tarafından nazire yazılmış, bu manzûmelerde dergâhların kapatıl­masından doğan üzüntü ve burukluk dile getirilmiştir. Bkz. Yakup Şafak, “Mevlevî Şairlerden Tahassür Şiirleri”, Yedi İklim, 255 (Haziran 2011), 49-51.

[28] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: Yenikapı Mevlevîhânesi post-nişîni Abdül- bâkî Efendi Hazretleri’nin bir gazeli.” Manzûmenin sonunda şu ibâre vardır: “Kemâleddin Perrî tarafından bu gazelin tahmîsi, Mahfil’in 2. cildinde, 86. sahîfede vardır.” Konya Mevlâna Dergâhı son postnişinlerinden Veled Çelebi’nin (ö. 1953) yakınında bulunan Kemâleddin Perrî için bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 2/856-858.

[29] Ahmed Remzî Dede için bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairle­ri, 3/1427-30. Hasibe Mazıoğlu, “Akyürek, Ahmed Remzi”, DİA, 2 (1989), 304-305.

[30] Manzûmenin sonunda şu ibâre vardır: “22 Teşrîn-i evvel sene 936 tarihli mektûbundan.”

[31] Manzûmenin sonunda şu ibâre vardır: “Edebî Âbideler, 1. kısım, 14-15.” (Sehven Ebedî Âbideler yazılmıştır.) Ahmed Remzi Efendi’nin, Kayseri’deki dostlarından biri olan Gâlib Efendi’nin bir gazeline yazdığı nazîredir; krş. Ahmet Remzi Akyürek ve Şiirleri, 159; Gâlib Efendi’nin hayatı ve hazin hikâyesi için bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 1/453-457.

[32] Manzûmenin sonunda şu ibâre vardır: “Edebî Âbideler, 4. kısım, 32.”

[33] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Ahmed Remzî Efendi’nin, Nâzım Paşa’nın hece vezniyle yazdığı bir manzûmesine tazmîni.” Krş. Ahmet Remzi Akyürek ve Şiir­leri, 129-130.

[34] Manzûmenin sonunda şu ibâre vardır: “Ebedî Sözler (Edebî Âbideler), 1. kısım, 16.”

[35] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Âşık Ömer’in; Son devrin olgun şahsiyetle­rinden Ahmed Remzi Akyürek, şairin meşhûr dokunma redîfli gazelini şu yolda taştîr etmişdir.” Manzûmenin sonunda şu ibâre vardır: “Âşık Ömer, Hayatı ve Şiirle­ri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 91.”

[36] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Üsküdar Selim Ağa Kütübhânesi memuru Ahmed Remzi Efendi’nin bir gazeli.” A.Remzi Efendi, tekkeler kapatıldıktan sonra Ağustos 1927 tarihinde Üsküdar Selim Ağa Kütübhânesi’ne tayin edilmiş, burada 1941 yılına kadar çalışmıştı. Bkz. Yakup Şafak-Yusuf Öz, “Veled Çelebi, Ahmed Remzi, Tâhirü’l-Mevlevî, Feridun Nâfiz Uzluk’a Gönderilen Mevlevî Mektupları, 8-9.

[37] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Gazel-i müşterek, Gâlib-Remzî.” Krş. Ahmet Remzi Akyürek ve Şiirleri, 162.

[38] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Mevlevî Ahmed Remzî Efendi’nin bir gaze­li.” Manzûmenin sonunda şu mühim not vardır: “Ahmed Remzi Efendi, damadı Çorum Sıhhiye Müdürü ile birlikte 4 Teşrîn-i Evvel 36 Pazar günü Amasya’ya gel­di. O akşam Mevlevî şeyhi mahdûmu Celâl Bey’in hanesinde misafir oldu ve ertesi günü sabahtan Yüzbeyi Köyü’ne gitti ve geldikten sonra Çorum’a gitti.” A. Remzi Efendi’nin büyük damadı Hâlid Karakaya için bkz. Yakup Şafak-Yusuf Öz, “Veled Çelebi, Ahmed Remzi, Tâhirü’l-Mevlevî”, Feridun Nâfiz Uzluk’a Gönderilen Mevlevî Mektupları, 85. Adı geçen şeyh efendi ve oğlu için bkz. Selma Dülgeroğlu, “Amasya Mevlevîhanesi Son Şeyhi Seyyid Mehmed Cemâleddin Dede” Kırıkkale Üniversitesi Birinci Dünya Savaşı’nda Mevlevî Alayı ve Gönüllü Topluluklar Uluslararası Sempozyu­mu Bildiri Kitabı, Kırıkkale, 2016, 227-232.

[39] Krş. Abdülbâki Dede’nin “Bir zaman burc-i safâda mâh-rûlar var idi” mısraıyla başlayan gazeli.

[40] Ahmed Celâleddin Dede hakkında bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 1, 219-220; Abdullah Uçman, “Ahmed Celâleddin Dede”, DİA, 2 (1989), 53.

[41] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Ahmed Celâleddin Dede’nin Nazîf Dede’ye nazîresi.” Manzûmenin sonunda ise şu ibâre bulunmaktadır: “Türk Şairleri, numara 18, 276.

[42] Suûdü’l-Mevlevî için bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 3/ 1748-50. Muhittin Serin, “Suud Yavsi Ebüssuudoğlu”, DİA, 37 (2009), 579-580.

[43] Krş. Abdülbâki Dede’nin “Bir zaman burc-i safâda mâh-rûlar var idi” mısraıyla başlayan gazeli.

[44] Manzûmenin başında şu ibâre vardır: “Gazel-i mezkûrun Suûdü’l-Mevlevî tarafın­dan tanzîri.” Söz konusu manzûme, Abdülbâkî Dede’nin, “Sîne-i bî-kînemi her lahza nâlân isterim” mısraıyla başlayan gazelidir.

[45] Tâhirü’l-Mevlevî için bkz. İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Son Asır Türk Şairleri, 1857-60; Alim Kahraman, “Tâhirülmevlevî”, DİA, 9 (2010), 407-409.

[46] Krş. Abdülbâki Dede’nin “Bir zaman burc-i safâda mâh-rûlar var idi” mısraıyla başlayan gazeli.