MEVLÂNA’YI ANMAK MI ÖNEMLİ, YOKSA ANLAMAK MI? – Nuri ŞİMŞEKLER

MEVLÂNA’YI ANMAK MI ÖNEMLİ, YOKSA ANLAMAK MI?

 Nuri ŞİMŞEKLER

Her yıl olduğu gibi geçen sene de Hz. Mevlâna’nın Vuslat Yıldönümünü (731.) kutladık. Bir hafta süren etkinlikler boyunca milyarlarca TL harcandı. Konferanslar, Paneller, Sergiler, Festivaller, Yarışmalar yapıldı ve tabi ki törenlerin olmazsa olmazı Semâ (âyîn-i şerîf) icrâ edildi.

Peki bu kadar yoğun bir çalışma ve hazırlığın ürünü olan bu etkinlikler, bilinçli olarak yurt içi ve dışından gelen turistlerin bir kısmının haricinde Konyalı’ya (Konya’da ikâmet edenler kastedilmiştir.) ne verdi? Veya Konyalılar bu etkinlikleri takip etti mi? Bence, hayır. Çünkü “nasıl olsa buradayız, gelecek sene gideriz” düşüncesi vardı zihinlerde. Ama bir türlü gelmeyen gelecek sene.

Başbakan R. Tayyip Erdoğan müthiş bir istekle ve bizzat takip ederek “Mevlâna Kültür Merkezi”ni tamamlattı. Hani, o yıllardır Konyalı’nın istediği ve onur meselesi yaptığı devasa külliyeyi. Ama bu bile Konyalı için ahde vefa göstermeye yetmedi, sadece ticaretiyle ve hasılatıyla uğraştı bu etkinliklerin. Sema haricinde, konuşmaların yapıldığı salonları doldurup mûsıkisiyle, felsefesiyle, güzel san’atlara yaptığı katkılarla anlamadılar Mevlâna’yı. Yüzyıllardır dinmeyen bu ilâhi aşk yorumcusunu belki Konyalılar andı, ama yabancılar anladı. Zaten Mevlâna da Mesnevî’sinde “mirasa konanlar onun değerini bilmez” dememiş miydi!

Bu şahsi düşüncelerimizin doğru olduğunu kanıtlamak belki zor olurdu, ama bu aşamada da -belki de ilk kez kurumsal ve bireysel bazda yapılan- anketler yetişti imdadımıza. Aşağıdaki anket sonuçlarından alınan bazı başlıklar bu dediklerimizi ne kadar da doğruluyor:

100 KONYALIYA YOKLAMA ÇEKTİK, İŞTE SONUÇLARI:

-Hz. Mevlânâ nerede doğdu?

Bilen: 9 kişi, Bilmeyen: 91 kişi

-Bu yıl Hz. Mevlânâ’nın kaçıncı vuslat yıldönümü?

Doğru cevap: 22, Yanlış cevap: 78

-Hz. Mevlânâ’nın en önemli eseri?

Doğru cevap: 41, Yanlış cevap: 59

-Hz. Mevlânâ’nın türbesine gittiniz mi?

Gidenler: 82, Gitmeyenler: 8

-Hz. Mevlânâ’nın hocası/sırdaşı kimdir?

Doğru cevap: 33, Yanlış cevap: 67

-Şems-i Tebrizi’nin Konya’daki türbesine hiç gittiniz mi?

Gidenler: 29, Gitmeyenler: 71

-Sema törenlerini hiç yerinde izlediniz mi?

İzleyenler: 28, İzlemeyenler: 72

-Sema’daki sağ elin yukarı, sol elin aşağı bakmasının anlamı nedir?

Bilenler: 26, Bilmeyenler: 74

Turistler bildi

-Yabancı turistlerden 20 kişiye sorduk:

19 kişi Hz. Mevlânâ ile ilgili sorulara doğru cevap verdi. Şems ile ilgili sorularda ise 6’sı doğru cevap verdi.

Bu gerçek aslında çok yeni değil. Halide Edip Adıvar 18 Kasım 1959 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde “Konya Gençliğine Öğüt” başlığıyla yazdığı makalesinde “Konya’daki törenlerin uzatılmasını sevgiden çok ticari amaca bağladığını” belirterek “Ben Mevlâna’yı tam olarak tanımıyorum, fakat Konyalılar’ın da ona tam olarak bağlı olmadıklarını biliyorum” der. Ayrıca Mevlâna’nın, dünyada ihtiyaç duyulan kardeşliğe de büyük katkılar sağlayacağını belirtir. Adıvar’ın adı geçen makalesinde aktardığı Yüce Allah’ı zikretme konusundaki şu beyitler de oldukça dikkat çekicidir.

Sığmaz senin hayâline, mihrap ve minberim,

Sen sadece beş vakitte ararsın ilâhını.

Ben ise emin ol, her zaman O’nunla beraberim.”

Yine günümüze gelirsek.

Bu yılki etkinliklere katılan bir çok araştırmacı, yazar, entelektüel ve gazeteci vardı. Bunların birçoğu sohbetlerimizde ve döndüklerinde kaleme aldıkları yazılarında Mevlâna’nın felsefesinden ve buradaki törenlerin güzelliğinden değil de Konya’da şahit oldukları “Mevlâna ticareti”nden bahsettiler. Bu Konyalılar için büyük bir ayıptı. Hani yanlış ve kasıtlı olarak böyle yapmış olsalar, onlara karşı eleştiri yazıp, belki de kıskançlık ve hatta provokatörlükle suçlayacağız onları.

Evet. Artık kabul etmeliyiz. Mevlâna Konya’nın ve Konyalı’nın bir değeri olmaktan çıkmış, ülkemizin bir düşünürü olmaktan da çıkmak ve tüm dünyanın bir yol göstericisi olmak üzere. Ama maalesef bizim bildiğimiz ve istediğimiz gibi değil, ecnebilerin istediği ve kendi düşüncelerine göre anladığı gibi.

Son olarak Konya Valiliğinden İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, Selçuk Üniversitesi’nden Büyükşehir Belediyesi’ne kadar anma etkinliklerine emeği geçen her kuruma ve herkese teşekkür ederken Mevlâna’yı ticari bir anlayıştan çıkarıp, gerçekten onun fikir ve felsefesini başta ülkemiz insanı olmak üzere tüm dünya insanlığına yaymak ve doğru tanıtmak açısından bir araya gelerek koordineli bir şekilde kafa yormaları konusunda işbirliğine davet etmek istiyoruz. Ama daha da önemlisi, bu resmi kurumlarla birlikte bazı sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin, ilgili meslek guruplarının ve şehrimizin aydın insanlarının oluşturacağı “Mevlâna’yı Tanıma ve Tanıtma Kurulu” nun bir an önce teşekkül ettirilmesini canı gönülden ve bir gereklilik olarak istiyoruz. Çünkü Mevlâna’nın tabelâlardan ve sadece görünüşten uzaklaştırılarak gönüllerde yer alması ancak bu kurulun destek, yönlendirme ve bazı kısıtlamalarıyla mümkün olabilecektir. Bu konuda da yardım ve gayretlerini hiçbir zaman esirgemeyen Sayın Valimiz Ahmet Kayhan’a tarihi bir görevve misyon düşmektedir. Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek ve Selçuk Üniversitesi Rektörü Sayın Prof.Dr. Süleyman Okudan’ın da bu konudaki çalışmaları desteklediklerini bilerek güç ve olanaklarını birleştirmelerini haddimiz olmayarak talep ediyoruz. Bu isteğimizi de kendilerinin hoşgörüsüne sığınarak Mevlâna’nın, Konya’nın ve ülkemizin ileride olumsuz gelişmelere mâruz kalmaması açısından tedbir olarak talep ediyoruz.

Sözün özü;

Hz. Mevlâna’nın yüce dinimiz İslâm’ı daha iyi anlamada bir araç olduğunu kabul ederek samimiyetle hizmet edenler mağlup ve mahcupolmayacak; onu ticaret, yada siyaset aracı olarak kullananlar ise iflâh olmayacaklardır… Vallâhu a’lem bi’s-sevab…